Boğazımda bir diz, gittikçe daha çok bastırıyor; nefes alamıyorum. Yerde yüz üstü yatırılmış, arkamda ellerim bağlı vaziyetteyim. Kıpırdayamıyorum, müdahale edemiyorum; sadece “Nefes alamıyorum” diyebilirim; dedim! Duyulmadı. Ya da duyulmak istenmedi.
Adam bir polis, ben bir suçluyum ama ona karşı fiziksel bir şiddet uygulamaya çalışmadım, silahım yok, sadece yakalanmamak için kaçmaya çalıştım.
Nefes alamıyorum!
O bu konularda eğitimli biri; yani boğazıma ne kadar süre ile bastırırsa beni etkisiz kılacağını ne kadar devam ederse nefessiz kalacağımı biliyor. Bildiği halde devam ediyor. Tanrım nefes alamıyorum…
Başka polisler de var; ama yardım etmek yerine sırtlarını dönmeyi, sessiz kalmayı, arkadaşının yaptığı bile isteye adam öldürme eylemini onaylamayı seçiyorlar. Pek çok insan sarmış durumda etrafımızı ve onlar da polisi sözlü uyarıyorlar “Dur artık, adamı öldüreceksin!”
Nefes alamıyorum; ailem geliyor gözlerimin önüne. Pandemi döneminde işsiz kaldığım için, ekmek parası için…Ölüyorum!
Belki son kez söylesem bu sefer duyar beni: N-e-f-e-Ssss
Ben kim miyim?
Amerikalıyım. Erkeğim.Siyahiyim. Evladım. Eşim. Babayım. İNSANIM!
Çimen Erengezgin 01 Haziran 2020
A.B.D.’den gelen haberler üzerine


Tülin Tekinkaya
Çok üzücü, vicdan ve insan olmak başka birşey 😔